21 Mayıs 2014 Çarşamba

YAŞ 18


Ah benim "Pastaya tek mum koysak da olur"diyip yaşını gizlemeye çalışan okurlarım,
16 Mayıs benim doğum günümdü yalnız önce değinmek istediğim bir konu var. MJ'nin xscape albümü piyasaya sürüldü.Elbette ki çok güzel bir albüm ama ne yalan söyleyeyim ben biraz daha rock tıngırtıları bekliyordum.Billboard müzik ödüllerinde hologramı sahneye filan çıktı ya (izlemeyen varsa kesinlikle izlesin) nasıl özlemişim ya ben bu adamı canlı izlemeden nasıl terk -i diyar etti acep?
 Şimdi gelelim esas konuya bu 18.doğum günüm olacağından tam bir "my super sweet 18 " planı hazırladık.Ancak maden faciasinden sonra haliyle erteledik ve eğlencenin dozunu azaltık. (Tekrardan ölenler için rahmet,yakınları için sabır diliyorum) Bu fotoğraf 16 Mayıs'tan 
Ben pastayı üflerken ablam videoya alıyo içeri de karanlık ya beni çektiğini sanıyo kendini ön kameradan çekiyo ne güldük o videoyu izleyince.Valla izlemek isteyen varsa beni bulsun ben 17172718 saat güldüm o videoya



Starkların geliniyken ben


Yazının bundan sonraki bölümünün adı "that party last night was awfully crazy I wish we taped it"
Ha bu arada ya çok eğlendik temalı ışığın az olduğu kimsenin suratının görünmediği o iğrenç bar fotoğraflarını koymayacağım onlar bana saklı 




Dilek tutarken ben






Chug chug chug chug chug!!




Bu bazlama gibi çıktığım fotoyu koyma amacım saçımı kazıttığım yerin az biraz görünmesi

Bu arada evet saçımın bi yanı diğer yanından daha uzun



Gecenin sonu 
Eve azıcık geç kaldım diye azarlamalara pencerede maruz kaldım 
Ha bi de o kadar abarttım ki 18 olmayı açılın ben reşitim kafasında dolaştım ama doğum günümden ertesi gün sonra aynen şöyle oldu

Eve dönerken 60 yaşlarında bi adamla tanıştım marilyn monroe intihar mi etti öldürüldü mü diye konuştuk . gecenin en renkli kişisini o ilan ediyorum
O gece içki içmedim ama annem içtiğimi sanıyordu içmediğime inansın diye gayet normal davranmaya karar verdim.Kedimin peşinde emeklediğimde fark ettim ki benim normal halim bile sarhoş gibi ....
Ya işte böyle bal böceklerim yıllar ne çabuk geçti . Hey gidi günler 
 Bi keresinde dedemin seccadesine işemiştim 
bir keresinde de blog yazımı öğle yemeğine çıkan müdür yardımcısının odasında yazmıştım.
Bi keresinde de bir arkadaşımla daha az para veriyoruz diye normal sinema sanıp üç film birden yazan bi yere girmiştik sonra koşarak kaçmıştık hala gülümserim izmir caddesinden geçerken.
Küçükken herkes sınıftan çıkınca öğretmenimin koltuğuna otururdum bi kere beni yakalamıştı hayatımda ilk kez o zaman öğretmenim beni azarlamış ve kulağımı çekmişti.
Bir keresinde sınıfta kitli kalmıştım.
Bir keresinde ben çok kırılmıştım.
Koyun sütünden nefret ederim bi keresinde babaannem koyun sütünden sütlaç yaptı diye ağlamıştım
Bir keresinde elektrik düzeneğini bozup laboratuvarda yangın çıkarmıştım.
Bir keresinde çingenelerden sağlam dayak yemiştim.
Bir keresinde plastik mankenin elini yanlışlıkla koparmış yere koyup hızlıca kaçmıştım.
Bir keresinde çok ağlamıştım.
Ama gülmüştüm de .
Ben çok sevdim çiçekleri,ağaçları,hayvanları ,ailemi,arkadaşlarımı,yemekleri....
Ben bir keresinde bir adamı sevdim,
Adam değildi.
Bir keresinde boğazıma çay kaşığı kaçmıştı.
Ben hep bekledim 13ümde Hogwarts a çağırılmayı, 16mda serena olmayı 7 yaşımda da bir köpek beklemiştim.
Bir keresinde hayat güzeldi , bi daha olur mu dersiniz?

29 Nisan 2014 Salı

SOKAK ÇOCUĞU

Saat sabahın üçü filan . Yağmur damlalarının yansıttığı sokak lambasının aydınlığıyla yürüyorum .Gün doğmadan evime varır mıyım,bütün normal günlerde olduğu gibi yeni güne yatağımda başlayabilir miyim? Evime varmadan bütün günahlarımı karanlık teslim alabilir mi?
    Her adımımda çıkan "Şap şap" sesinin içinde başka bir şey gizli.Bir nefes .Sokağın en kuytu köşesinde iki büklüm olmuş bir çocuk.Kafamı dönüp gidemiyorum gözleri adeta yalvarıyor ve sanki günahlarımı yazan meleğin kalemi tükenmiş. Yavaşça yanına gittim.Üstünde hiç kir yoktu yalnız çok üşüyordu. "Kayboldum" dedi. Hoşgeldin aramıza arkadaş.




      Evim zaten şurasıydı ne olurdu bir dilim ekmek versem? Montumu ona giydirdim,eve girdik.Çok konuşmuyordu ama gözlerinde bana karşı bir acıma duygusu vardı.Cüssesinden büyük bir tabak doldurdu belli ki açgözlü bir çocuktu. "Beni polise götür"dedi ağzımdan çıkacak cevabı beklercesine.Şiddetle karşı çıktım nedenini bilmediğim bir şekilde.Belki o hüzünlü gözleri bana yakın geldiği , belki de bu gece yalnız kalmak istemediğimden git diyemedim."Önce sabah olsun" dedim onu oyalayabilmek için.Sabah oldu ve o sabahın beşinden beri polis diye tutturmuştu. Güneş açmıştı ama çıkıp gitmiyordu istese şimdi karakoldaydı. Ama kaçmak istemiyordu belki de çok yorgundu belki de korkuyordu.Onu başından beri sarıp sarmalayacak biri olsa kaybolmayacaktı belki de."Sus" diye bağırdım."Karanlık sokaklarda uyurken polisi istemiyordun şimdi rahattasın ve polis aklında öyle mi , yaşayabileceğin güzel bir hayat verdim sana daha ne istiyorsun?"
"Annemin yüzüne bakabilmek"dedi.
   İşte bu yüzden burdayım memur bey sokakta bulduğumu sandığım o çocuk için yani vicdanım için burdayım.İşte dün gece çaldığım bütün para burda.Çocuğun yalnızca sıcak bir yatağa ihtiyacı var . 

17 Şubat 2014 Pazartesi

SİGARA

Merhabalar benim sigara yaktıktan hemen sonra otobüs geldiği için sigarayı söndüren talihsiz,derbeder,çilekeş okurlarım 

      Bugün konumuz sigara.Ama merak etmeyin öyle okuduktan sonra "Aaa içinde fare zehri vermiş Necmiyee"diyeceğiniz yazılardan değil bu.
Sigara içen çevreleri inceleyeceğiz.Öncelikle:
1-)1950ler
Sigaranın  zeki yönetmenler sayesinde bi özelliği keşfedildi: seksapalite .Hemen her filmde kahraman 3 numaralı bakışını atıp sigarasını yaktı.Kızlar eridi bitti.Kadınlar iki parmaklarında zor taşıdıkları sigaranın dumanlarını onun bunun yüzüne üfledi.Yeni fantezi diyarları oluştu.
2-)Sigara-Şahin-Meslek lisesi önü
Lütfen bunu kızını okuldan şahiniyle alan sigara içen babalarımız üstüne alınmasın.Kimden bahsettiğimiz malum.Üsteki ve alttaki gruba tepki olarak doğmuş bir Anadolu klasiği. Saçlar hiçbir çağda kabul görmeyen bi şekilde yapılmış,gömlek göbeğe kadar açılmış ve pantolondan renk renk boxerlar görünüyor olmalı bu çevreye dahil olmanız için.Bence Yeşilay afişlerinde bu insanları kullanmalı.
3-)Rockstarlar
İşte bu grup tam bir sigaraya başlama sebebidir.1950lerin günümüze uyarlanmış halidir.Genelde sigara dumanının olduğu siyah beyaz fotoğrafları bulunur ya da mikrofon sigara kombini."Sigaran olayım içine çek beni" nidaları 
attırır.Offf offf.

4-)Küfürbaz dede
Yaşı baya ilerlemiş terbiyesiz dedelerin girdiği çevredir.Genelde onlar için "Dedem kaç yıldır sigara içiyo bak taş gibi"dense de hiçbir taş gibi dede sigara içerken "Hepinizin amuna goyim"diyip okkalı bi şekilde tükürmez.
5-)Hayatı bir film zannedenler
Bu kişiler şiir yazmaya çalışırken şarap içen grupla kesişen kümededirler.Sigara içmek için mükemmel bi anı , özel bi günü kollarlar.Mesela yağmuru,çimlere uzanmaya,karaoke yapmayı.Sigarayı ağır çekim içerler ve içerken poz keserler filan .
6-)Otlakçılar
Yukarda saydığın bütün çevrelerin boğmak istediği gruptur.Bu kişiler de kanka 50 kuruş yok mu diyen kişilerle kesişen kümededirler."Kanki bi dal","Dönek mi?" cümleleri günde 8 kez kullandıkları cümlelerdir.

7-)Ucuz sigara içenler
Uzak durun bunlardan,kaçın.Bunlar çoktan sigaranın zevkini kaybetmiş sadece içmek için içen kesim olmuşlardır.Bu zevksizlerden her türlü pislik beklenir.-Enescim burdan selamlar-
8-)İçme oğlum içme 
Genelde ebeveynlerden oluşsa da 20 yaşında merdivenden çıkarken "hııı" diye ses çıkaran abilerin de ablaların da ağzından çıkan sözdür.Omuza el atılır ve o derin sesle "İçme oğlum içme ben içtim de ne oldu" denir.
Eğer kendi çevrenizi yukarıda bulamadıysanız adabıyla sigara içen kişilersiniz,üzülmeyin.
Ha bi de şu sigara içmesen şu kadar paran olur geyiği var ya kaldı mı onlardan ya 


17 Ocak 2014 Cuma

2O'LİK DİŞ,YILBAŞI,CAN BONOMO

          
             Merhabalar benim yılbaşı gecesi "Bu gece sabahlayalım çok çılgınız yea"diyip 10'da uyuyan okurlarım.
        Tamam evet biliyorum 47182718 yıl oldu 2014 'e gireli.Ama hazmedin diye bekledim. Yeni yıla girmeden birkaç gün önce 20'lik dişimi çektirmeye gittim.Diş çıkmamıştı,ağrı da yapmıyordu ama diğer dişlerimi fortluyor diye dişçi çekti.Zaten dişlerim aştiden kalkan metrolar kadar sıkışık.Belki çektirecek olanınız vardır diye ayrıntılı yazıyorum.Gömülü dişin üstünde kemik varsa kaldırıyorlar filan o tarz bi ameliyat oluyorsunuz.Doktor bana seninkinde yok dedi tabiki ben uğursuzlardan olduğumdan ağzımı yardığı an kemiği gördü.Neyse baya bi kart curt sesinden sonra dişi çıkardı."Dişi mi gördünüz mü?"dedim ağlamaklı."Evet kar gibi.Bembeyaz..." Lan bebek mi aldırdım diş mi çektirdim?Ama nasıl bi suçluluk sonuçta o da benden bi parçaydı :(
Bir de Allah aşkına nedir bu Medcezir?Dişçi bile ağzımı yararken 'Dün medceziri izledin mi?' dedi.Olum izlemiyorum o diziyi İZLEMİYORUM .Ama çok şişti aşırı şişti baya bi şişti.Hatta yılbaşında kendimi eve kapatıp,tuvalette ağlamak istedim.İşte bu yüzden yılbaşı fotoğraflarında hep şiş yanaklıyım.




Arkadaşlar yılbaşı sabahı böyle uyandım.Biliyorum bi hataydı :/
Bu arada yıllık yazılarını yazdık.Ama şöyle bi sorun var.
Normalde ben :
 Arkadaşlarımın yıllıkta anlattığına göre ben :

 Bu yalanlarla nasıl yaşarım bilmiyorum.
Vee can bonomonun imza gününe gittim.Bana "Merhaba nasılsın?"dedi bense yaklaşık 237853 saat sonra ağzımı ayıra ayıra "Eeeyyiiiğğim" dedim.Ama sonuç olarak can bana bi "Hi"dedi mi ,dedi.
Ama ben tabiki pisliğin biri olduğum için rahat duramadım.Can başka kitaplar imzalarken uzaktan ön kamerayı açtım parmağımı  Can'ın burnuna getirerek fotoğraf çektim ve o bunu gördü asgjk.Perspektifte ustayımdır.Kitabı nasıl derseniz "Ya bu kitap şiire yeni başlayanlar için ya uff :s " diye başlasanız da kitabın bi yerinde "yeter lan kesin şu müzikleri,susturun çocukları Can'ı çağırın dertleşücük."diye içinize içinize işliyor.


İşte bu da böyle kısa ve bol resimli bi yazı oldu.Çok sarılıyorum.

20 Kasım 2013 Çarşamba

BAHTSIZ BEDEVİ

    
    Merhabalar kurt gibi aç olduğu halde evde sevmediği yemek olduğunu öğrenince "Aç değilim"diyen en değerli kankilerim,
Yazmayalı yıllar oldu ; sakallarım uzadı,beyazlıdı.Neden yazamadım,bakalım:
-Malumunuz üniversite sınavına hazırlanıyorum . Öğretmenlerim "O sürdüğün rimelleri götüne sokarım,sınav havasına gir,otur çalış"dedi.Ben de peki madem havaya  gireyim dedim."Ösym götümü ye"şarkısını dinledim.Ayy o ne salak bir şarkı Allahım.Yaz tatili boyunca WoW oynamış 10 tane ergen sarhoş olmuş da yazmış gibi. Aynaya bakıyorum "banabisugetir sen bir yarış atısın bbrr, cüşş"gibi şeyler söylüyorum ama giremiyorum havaya .Ben bu seneden hazırlanıp,seneye sınava girmeye karar verdim . Ancak hazır olurum.(he baban da öyle diyodu)
-Sürekli gittiğimiz bir tiyatro var.Geçen yine gittim tuvalete girmeye.Yazı asmışlar "Prova var rahatsız etmeyin" Ben tuvalete girdim kapı kapandı Taakk! Tuvaletten çıktım kapı kapandı Taakk! İşte sanata bi darbe de böylece ben vurmuş oldum
- Beni hiç mi hiç sevmeyen bi kedim var. Gerçi kimseyi sevmiyor. Sevilmeyi sevmiyor.Hain hayvan yalanıp duruyor.Miley Cyrus hayranı mıdır nedir anlamadım
-Çok sevdiğim bir pantolonum vardı.Arabaya bindim bi    soğukluk geldi."Baba ben pantolonumu yırttım"dedim. Kızım senin başına niye hep böyle şeyler geliyor git bi abdest al dedi babam da
-Şunu fark ettim ki insan üniversiteye başladıktan sonra olmasını planladığı çocukları için çalışmaya başlıyor.
-Pantolon almaya gittim .Bi de kilo almışım ki ne yapak yani şişmanız."Bunun 28i olmadı 29unu alabilir miyim ?"dedim.Kadın milleti çok acayip .Ben bunu der demez kadının biri kabinden çıktı "Ya 28 büyük geldi 27si var mı?"dedi ağzını ayıra ayıra.Zaten hava yastığı gibi olmuşum çok sinirliyim Döndüm dedim "Denediğiniz pantolon çok güzel ben de ondan almak istedim ama boyu yokmuş"
-Yaşlanmaktan deli gibi korkan iki isim var : kanlı kontes ve banabisugetir .Geçen bi travesti bana" Yaşlandıkça güzelleşiyorsun farkında değil misin ?"dedi.Bu kararı neye bakarak aldı hiçbir fikrim yok ama haklı.İşte benim lanetim de bu.
-Kendini yakışıklı bulmayan erkekleri yakışıklı buluyorum 
-DOCTOR WHO'NUN 50.YILI geliyor! 23 Kasım'da 10th doctor ve rose tyler dönüyor.Allam allam çok heyecanlı.Amma velakin John Hurt DW tarihindeki en gereksiz karakter bence.
-Yıllık çekimleri için bi kıyafet aldım.Arkadaşıma gösterdim sonra o da gitmiş benimkine çok benzeyen bi elbise almış .Arkadaşlarım arasında bu olay "Yılın skandalı" "en büyük dost kazığı" olarak anıldı.Olsun onun canı sağolsun.
-Babam iş yerine güvenlik kamerası taktırmış.Gece 1 saat boyunca beyaz bi ışık içerde dolanıyo.Babaannem de geçen yaz UFO görmüştü.Bence biz ailecek abdest almalıyız.
-Ankara resmen gri lan!
- Geçen birkaç öğrenci bilmem ne hukuku dersinden çıkmış soruları tartışıyorlar benimse kolumda coğrafya kopyası vardı.....
-Bİz her zaman kantinde dört çay,dört sakız,dört petito derdik ama    Denizlili yörüğüm Elif açık liseye geçtiğinden beri bu sayı 3e düştü.Özledik reis!
-Aaa bu arada blogun ayarlarında değişiklik yaptım.
          Hadi hayırlısı !

26 Eylül 2013 Perşembe

YETER Kİ TÜRK'E YASAK DE

Merhabalar depresyon hırkalarım
Blogun ayarlarını değiştirmekle uğraşıyorum şu sıralar.Blogun şu anki görünümüyle son yazım büyük ihtimal o zaman size bir anımı anlatayım .
   " Yeter ki Türk'e yasak de" diye bi geyik vardır , bilirsiniz şimdi bunu kanıtlayacağım :
10.sınıftayım ,bir coğrafyacımız var gülersen seni yok yazar o derece.Okul formamızda gömlek var ve tabi ki zorunlu.Kışın kazak filan giyiyoruz ya içine bi de gömlek giymek istemiyorum.Zaten gömleğim dar olsun diye 2 beden küçük,kazağın içinde kaybolup gidiyor hayır yani ne gerek var ?! Bu beni 5 den fazla kez yok yazdı gömleğim yok diye.
     Ben de gittim eski gömleklerimden birini aldım yakasını kestim.Onun dersi olunca yakayı kazaktan içeri sokuyordum.Gömlek giymişim gibi görünüyordu.Ben de artık gördü görmedi paniğini yaşamadan parmak kaldırıyor , iğrenç esprilere anırabiliyordum.Giderken de dolaba atıyordum.Ohh..kebap!
     Birgün bana dedi ki öğretmenim :"Aferin bak akıllandın" Akıllandım akıllanmasına da  ama istediği biçimde değil .

22 Ağustos 2013 Perşembe

YAZIN YEDİĞİM HURMALAR





      Merhabalar benim arkadaşına aldığı hediyeyi çok beğenip "Benim mi olsa ya" diye düşünen zevkine aşık okurlarım. Üzülerek , kahrolarak söylüyorum ki yaz bitiyor ben bu yaz o kadar komik bi olay..... yok ya yaşamadım.Ya da siz karar verin : Annemler ne zaman "Kızım sen ne olucan" dese "dövmeciii" diyordum.Gittim bi dövmecinin yanına işi öğrenmeye adam bi de İngiliz ! Hayır zaten acayip zor bi işmiş bi de İngilizce anlatıyor kendimi Serdar ortaç tişörtüyle iron maiden konserine gelmiş gibi hissettim.Neyse annem de bu bahaneyle dövme yaptırdı önce annemi ben döveyim dedim ama Don'a göre hala elim titriyomuş.





      Bu sene üniversite sınavına giricem diye güya eşek gibi çalışacaktım ama öküz gibi tatil yaptım ha bi de ne kadar dolmalık biber, barbunya,fasulye , bamya varsa ayıkladım. Zannımca annemler üniversiteyi kazanamayacağımı anladılar ve beni son model bi ev kızına çevirmeye çalışıyorlar.Aslında tatilimi aylar önce planladım merveyle çılgınca eğlenecektik ama biraz boş vaktim vardı o arada fakirin umudu falcıya gittim.Hepsi de esas oğlan hakkında kötü şeyler söyledi hatta biri "Beraber olamayacaksınız ama sen yastığına onun adını vermeye devam edebilirsin" dedi ben ne kadar " Ya slk msn ben öle şeylr düşnmyorum :s :s" desem de bir kız için falcının sözü ne kadar kutsaldır bilirsiniz. Gittim esas oğlana mektup yazdım kısaca "tamam hadi git peşinden gelmicem " dedim.O mektubu okumadan gitti.O gitmeden önce ben tutturmuştum onun oyununu izlicem diye hani aylar önce planladığım tatil vardı ya onu iptal ettim.Merveyi tatile yolladığım o gece esas oğlan gitti ben ortada mal gibi kaldım mı?!Dedim bari oyuna gidelim de iki güler eğleniriz.şimdi bu esas oğlan sahneye çıktı yanında 3-5 oğlan daha var.Biz de yanlış oğlanı o diye izliyoruz ! Allam kim hoşlandığı oğlanı karıştırır ?! Bi de içimden yüzsüz yüzsüz "Aaa ne kadar değişmiş" diyorum.Sonra aydınlandım da bi dakika lan bu değil ki o dedim.Zaten oyun sırasında arkadaşımla salak salak şeylere gülüyoruz bi de sessiz ya kıs kıs güle güle kıpkırmızı oldum. Çıkışta dedim şunu köşede sıkıştırıyım baktıp kızın biriyle şapur şupur öpüşüyo(oha oğlanın nasıl günahını aldım uydurdum resmen sdfhjkll) dedim kaç kaç kaç Sezo.
       Ertesi gün Antalya'ya gittim .Dertleşiyorum bu arada arkadaşlarımla filan.
Moralim de bozuk fotoğraf çekinelim bari dedim .
Fotoğrafa bakar msın ??? Kamyon var arkada.Bu nasıl şans.

            Ankara'ya dönerken yolda bi rüya gördüm . Rüyamda bu esas oğlan mor bi iç çamaşırı almış böyle kurukafa şeklinde bi külot .Ama böyle kumaşa baskı değil 3D bi kurukafa hem de taşlı. İşte böyle gösteriyo yeni aldım filan diyo.Ben de beni neden sevmedin diye soruyorum. Bana dönüyor,gözlerimin içine bakıyor ve "Sezgi ben homoyum" diyor.Kızdım kendime yani bilinçaltıma öyle bi yerleştirmişim ki sanki ben çirkin olamam ,beni istemiyor olamaz kesin o homodur.Tee allam . Bayram tatilinde de bartındaydık inkumu filan .Sonra huzur Ege'de dediniz izmir e gittik.Ablam tuvalette kilitli kaldı .Ablam zannediyor ki tuvalette yalnızız.Nasıl bağırıyor "sezgiii kapıyı açamıyom"o sırada küçük bi kız ablamın kapısını tıklattı o da ben zannediyor "ne var ne" diye bağırdı kız o kadar korktu ki koşarak çıktı. durmaksızın bağırıyor ama sonunda çıktı bi baktı tuvalet dolu 2 tanede yaşlı kadın var nasıl gülüyor rezil kız başı önde çıktı gitti masaya böylece bir tuvalette kilitli kalma klişesini de size anlatmış bulunuyorum . Yani bu yaz omzum üç kere soyuldu başka da bi atraksiyon olmadı.Evet ben de şaşırdım.Neyse canlarım hadi öptüm .