Merhabalar benim bayram ziyaretlerinde diğer akraba çocukları kıskansın diye 'Derslerim pekiyi' diyen ama aslında haylaz ve tembel olan okurlarım.
Lise bitti.
Şimdi size bir sürü biz lisedeyken şunu yaptık çok çılgındık,yea tarzı şeyler anlatabilirim ama gerek yok.Yani size bir keresinde sınıfın tahtasına kopya yazdığımı ve son 5 dakika yazının görüldüğünü 'Bunu yapanın Allah belasını versin tüm emeklerimizi mahvetti'dediğim için öğretmenin 'Sen yaptın değil mi?' diyerek benim yaptığımı anlamasını anlatabilirim.Ya da soru sorma bahanesiyle hocaları oyalayıp poşet çayları çaldığımızı ya da evde kartuş bitmesin diye bütün ödevleri matematik zümresinde çıkardığımı ya da kocaman boş bir damacanayla koridorda penaltı atarken müdür yardımcısının yakalamasını ya da sınıftaki bilgisayarın uzatma kablosunu söküp sınıfta ip atlayışımızı anlatabilirim ama dediğim gibi hiç gerek yok.Yalnız bi keresinde geometri sınavında bir kopya çekmiştik.Efsaneydi, efsane! Ama yine de çoğumuz kalmıştık ; çünkü zaten hiçbirimiz geometri yapamıyorduk.
İlkokuldayken Hayko Cepkin konserlerine giderdim.İşte o zaman liseliler 'Abi bu bebelerin ne işi var burda yaaaa' filan derlerdi.Liseye geçtim 'Abi liseli misin off'muhabbetleri' başladı.Ama üniversiteye geçmek istemiyorum.Bi kere orası yaşlı yeri.Hem zaten çoğunun üniversite hayatında göremeyeceği şeyleri ben çoktan yaşadım.Ama haziran bitti,çocukluğu yakma zamanı geldi.
Zaten sınav sonucumda bizimkilerin istediği gibi gelmedi.Anlayacağınız 'black sheep of the family'sıfatını korumaya devam ediyorum.Asla Ankara yazmayacağımı her zaman söyledim.Babam Ankara dışında ben seni koruyamam ilkel erkek mantığıyla hareket ediyor.Annemse amerikanvari 18sın siktir git kendi evine modunda.Tercih kağıdım veterinerlikle başlıyor ve Türk dili ve edebiyatıyla sona eriyor.Evet her kuşu kovaladım.Ben deli gibi Uludağ üniversitesini istiyorum.Ama hayallerimin üniversitesi Bilkent'i de puanımdan daha düşük olsa da yazmayı düşünüyorum.Bilkent gelir gibi.Hayatı boyunca uzun bir yaşam süreceğini hiç düşünmemiş biri olarak 2 haftadır herkesin geleceğimi düşünmemi istemesi beynimi mıncıklıyor.
Geçen sene bu zamanlar bir arkadaşımla mesajlaşmışız.İşte alay ediyoruz vakıf üniversitesi yaz sen zaaa filan diye.Sonuç : ikimiz de vakıf üniversitesi yazdık. Başka bir mesajda araba kiralayıp antalyaya gitmekten bahsediyoruz.Sonuç: ehliyet bile almadık. Şu sıralar iş bakıyorum adam derse 'Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz diye' havalı havalı 'Koltuğunuzda otururken'derim ama sonuç : totomda çıban çıkar.Onun için gelecek planı yapmamak en iyisi.Bir de 'Artık ana baba parası yemeyezam' gururlu ergen triplerine girdim.Çoğu tercihi ikinci öğretim yaptım kpssye hazırlanıyorum.İlerde pişman olacağım gibi ama hadi hayırlısı.
İyi bir tatil yapmak istiyorum cidden.
Abilerine,ablalarına su getirmeyince yastık yiyen kardeşlerin,annesinden su isteyince 'Kalk kendin al' nidaları duyan evlatların,su istemek için filmin en heyecanlı anını bekleyen ebeveynlerin,yüz yıl sonra da 'Bana bi' su getir' diyebilmek için çalışan dünya dostlarının,bir kap suyu sokak canlarından esirgemeyen kalplerin,'Çöpü at da gel', 'Kalk kapıya bak' cümleleriyle yarışacak bir cümle arayanların adresi : banabisugetir
10 Temmuz 2014 Perşembe
21 Mayıs 2014 Çarşamba
YAŞ 18
16 Mayıs benim doğum günümdü yalnız önce değinmek istediğim bir konu var. MJ'nin xscape albümü piyasaya sürüldü.Elbette ki çok güzel bir albüm ama ne yalan söyleyeyim ben biraz daha rock tıngırtıları bekliyordum.Billboard müzik ödüllerinde hologramı sahneye filan çıktı ya (izlemeyen varsa kesinlikle izlesin) nasıl özlemişim ya ben bu adamı canlı izlemeden nasıl terk -i diyar etti acep?
Şimdi gelelim esas konuya bu 18.doğum günüm olacağından tam bir "my super sweet 18 " planı hazırladık.Ancak maden faciasinden sonra haliyle erteledik ve eğlencenin dozunu azaltık. (Tekrardan ölenler için rahmet,yakınları için sabır diliyorum) Bu fotoğraf 16 Mayıs'tan
Ben pastayı üflerken ablam videoya alıyo içeri de karanlık ya beni çektiğini sanıyo kendini ön kameradan çekiyo ne güldük o videoyu izleyince.Valla izlemek isteyen varsa beni bulsun ben 17172718 saat güldüm o videoya
Yazının bundan sonraki bölümünün adı "that party last night was awfully crazy I wish we taped it"
Ha bu arada ya çok eğlendik temalı ışığın az olduğu kimsenin suratının görünmediği o iğrenç bar fotoğraflarını koymayacağım onlar bana saklı
Bu bazlama gibi çıktığım fotoyu koyma amacım saçımı kazıttığım yerin az biraz görünmesi
Bu arada evet saçımın bi yanı diğer yanından daha uzun
Ha bi de o kadar abarttım ki 18 olmayı açılın ben reşitim kafasında dolaştım ama doğum günümden ertesi gün sonra aynen şöyle oldu
Eve dönerken 60 yaşlarında bi adamla tanıştım marilyn monroe intihar mi etti öldürüldü mü diye konuştuk . gecenin en renkli kişisini o ilan ediyorum
O gece içki içmedim ama annem içtiğimi sanıyordu içmediğime inansın diye gayet normal davranmaya karar verdim.Kedimin peşinde emeklediğimde fark ettim ki benim normal halim bile sarhoş gibi ....
Ya işte böyle bal böceklerim yıllar ne çabuk geçti . Hey gidi günler
Bi keresinde dedemin seccadesine işemiştim
bir keresinde de blog yazımı öğle yemeğine çıkan müdür yardımcısının odasında yazmıştım.
Bi keresinde de bir arkadaşımla daha az para veriyoruz diye normal sinema sanıp üç film birden yazan bi yere girmiştik sonra koşarak kaçmıştık hala gülümserim izmir caddesinden geçerken.
Küçükken herkes sınıftan çıkınca öğretmenimin koltuğuna otururdum bi kere beni yakalamıştı hayatımda ilk kez o zaman öğretmenim beni azarlamış ve kulağımı çekmişti.
Bir keresinde sınıfta kitli kalmıştım.
Bir keresinde ben çok kırılmıştım.
Koyun sütünden nefret ederim bi keresinde babaannem koyun sütünden sütlaç yaptı diye ağlamıştım
Bir keresinde elektrik düzeneğini bozup laboratuvarda yangın çıkarmıştım.
Bir keresinde çingenelerden sağlam dayak yemiştim.
Bir keresinde plastik mankenin elini yanlışlıkla koparmış yere koyup hızlıca kaçmıştım.
Bir keresinde çok ağlamıştım.
Ama gülmüştüm de .
Ben çok sevdim çiçekleri,ağaçları,hayvanları ,ailemi,arkadaşlarımı,yemekleri....
Ben bir keresinde bir adamı sevdim,
Adam değildi.
Bir keresinde boğazıma çay kaşığı kaçmıştı.
Ben hep bekledim 13ümde Hogwarts a çağırılmayı, 16mda serena olmayı 7 yaşımda da bir köpek beklemiştim.
Bir keresinde hayat güzeldi , bi daha olur mu dersiniz?
29 Nisan 2014 Salı
SOKAK ÇOCUĞU
Saat sabahın üçü filan . Yağmur damlalarının yansıttığı sokak lambasının aydınlığıyla yürüyorum .Gün doğmadan evime varır mıyım,bütün normal günlerde olduğu gibi yeni güne yatağımda başlayabilir miyim? Evime varmadan bütün günahlarımı karanlık teslim alabilir mi?
Her adımımda çıkan "Şap şap" sesinin içinde başka bir şey gizli.Bir nefes .Sokağın en kuytu köşesinde iki büklüm olmuş bir çocuk.Kafamı dönüp gidemiyorum gözleri adeta yalvarıyor ve sanki günahlarımı yazan meleğin kalemi tükenmiş. Yavaşça yanına gittim.Üstünde hiç kir yoktu yalnız çok üşüyordu. "Kayboldum" dedi. Hoşgeldin aramıza arkadaş.
Evim zaten şurasıydı ne olurdu bir dilim ekmek versem? Montumu ona giydirdim,eve girdik.Çok konuşmuyordu ama gözlerinde bana karşı bir acıma duygusu vardı.Cüssesinden büyük bir tabak doldurdu belli ki açgözlü bir çocuktu. "Beni polise götür"dedi ağzımdan çıkacak cevabı beklercesine.Şiddetle karşı çıktım nedenini bilmediğim bir şekilde.Belki o hüzünlü gözleri bana yakın geldiği , belki de bu gece yalnız kalmak istemediğimden git diyemedim."Önce sabah olsun" dedim onu oyalayabilmek için.Sabah oldu ve o sabahın beşinden beri polis diye tutturmuştu. Güneş açmıştı ama çıkıp gitmiyordu istese şimdi karakoldaydı. Ama kaçmak istemiyordu belki de çok yorgundu belki de korkuyordu.Onu başından beri sarıp sarmalayacak biri olsa kaybolmayacaktı belki de."Sus" diye bağırdım."Karanlık sokaklarda uyurken polisi istemiyordun şimdi rahattasın ve polis aklında öyle mi , yaşayabileceğin güzel bir hayat verdim sana daha ne istiyorsun?"
"Annemin yüzüne bakabilmek"dedi.
İşte bu yüzden burdayım memur bey sokakta bulduğumu sandığım o çocuk için yani vicdanım için burdayım.İşte dün gece çaldığım bütün para burda.Çocuğun yalnızca sıcak bir yatağa ihtiyacı var .
17 Şubat 2014 Pazartesi
SİGARA
Merhabalar benim sigara yaktıktan hemen sonra otobüs geldiği için sigarayı söndüren talihsiz,derbeder,çilekeş okurlarım
Bugün konumuz sigara.Ama merak etmeyin öyle okuduktan sonra "Aaa içinde fare zehri vermiş Necmiyee"diyeceğiniz yazılardan değil bu.
Sigara içen çevreleri inceleyeceğiz.Öncelikle:
1-)1950ler
Sigaranın zeki yönetmenler sayesinde bi özelliği keşfedildi: seksapalite .Hemen her filmde kahraman 3 numaralı bakışını atıp sigarasını yaktı.Kızlar eridi bitti.Kadınlar iki parmaklarında zor taşıdıkları sigaranın dumanlarını onun bunun yüzüne üfledi.Yeni fantezi diyarları oluştu.
2-)Sigara-Şahin-Meslek lisesi önü
Lütfen bunu kızını okuldan şahiniyle alan sigara içen babalarımız üstüne alınmasın.Kimden bahsettiğimiz malum.Üsteki ve alttaki gruba tepki olarak doğmuş bir Anadolu klasiği. Saçlar hiçbir çağda kabul görmeyen bi şekilde yapılmış,gömlek göbeğe kadar açılmış ve pantolondan renk renk boxerlar görünüyor olmalı bu çevreye dahil olmanız için.Bence Yeşilay afişlerinde bu insanları kullanmalı.
3-)Rockstarlar
İşte bu grup tam bir sigaraya başlama sebebidir.1950lerin günümüze uyarlanmış halidir.Genelde sigara dumanının olduğu siyah beyaz fotoğrafları bulunur ya da mikrofon sigara kombini."Sigaran olayım içine çek beni" nidaları
attırır.Offf offf.
4-)Küfürbaz dede
Yaşı baya ilerlemiş terbiyesiz dedelerin girdiği çevredir.Genelde onlar için "Dedem kaç yıldır sigara içiyo bak taş gibi"dense de hiçbir taş gibi dede sigara içerken "Hepinizin amuna goyim"diyip okkalı bi şekilde tükürmez.
5-)Hayatı bir film zannedenler
Bu kişiler şiir yazmaya çalışırken şarap içen grupla kesişen kümededirler.Sigara içmek için mükemmel bi anı , özel bi günü kollarlar.Mesela yağmuru,çimlere uzanmaya,karaoke yapmayı.Sigarayı ağır çekim içerler ve içerken poz keserler filan .
6-)Otlakçılar
Yukarda saydığın bütün çevrelerin boğmak istediği gruptur.Bu kişiler de kanka 50 kuruş yok mu diyen kişilerle kesişen kümededirler."Kanki bi dal","Dönek mi?" cümleleri günde 8 kez kullandıkları cümlelerdir.
7-)Ucuz sigara içenler
Uzak durun bunlardan,kaçın.Bunlar çoktan sigaranın zevkini kaybetmiş sadece içmek için içen kesim olmuşlardır.Bu zevksizlerden her türlü pislik beklenir.-Enescim burdan selamlar-
8-)İçme oğlum içme
Genelde ebeveynlerden oluşsa da 20 yaşında merdivenden çıkarken "hııı" diye ses çıkaran abilerin de ablaların da ağzından çıkan sözdür.Omuza el atılır ve o derin sesle "İçme oğlum içme ben içtim de ne oldu" denir.
Eğer kendi çevrenizi yukarıda bulamadıysanız adabıyla sigara içen kişilersiniz,üzülmeyin.
Ha bi de şu sigara içmesen şu kadar paran olur geyiği var ya kaldı mı onlardan ya
17 Ocak 2014 Cuma
2O'LİK DİŞ,YILBAŞI,CAN BONOMO
Merhabalar benim yılbaşı gecesi "Bu gece sabahlayalım çok çılgınız yea"diyip 10'da uyuyan okurlarım.
Tamam evet biliyorum 47182718 yıl
oldu 2014 'e gireli.Ama hazmedin diye bekledim. Yeni yıla girmeden
birkaç gün önce 20'lik dişimi çektirmeye gittim.Diş çıkmamıştı,ağrı da
yapmıyordu ama diğer dişlerimi fortluyor diye dişçi çekti.Zaten dişlerim
aştiden kalkan metrolar kadar sıkışık.Belki çektirecek olanınız vardır
diye ayrıntılı yazıyorum.Gömülü dişin üstünde kemik varsa kaldırıyorlar
filan o tarz bi ameliyat oluyorsunuz.Doktor bana seninkinde yok dedi
tabiki ben uğursuzlardan olduğumdan ağzımı yardığı an kemiği gördü.Neyse
baya bi kart curt sesinden sonra dişi çıkardı."Dişi mi gördünüz
mü?"dedim ağlamaklı."Evet kar gibi.Bembeyaz..." Lan bebek mi aldırdım
diş mi çektirdim?Ama nasıl bi suçluluk sonuçta o da benden bi parçaydı
:(
Bir de Allah aşkına nedir bu Medcezir?Dişçi bile ağzımı yararken 'Dün medceziri izledin mi?' dedi.Olum izlemiyorum o diziyi İZLEMİYORUM .Ama
çok şişti aşırı şişti baya bi şişti.Hatta yılbaşında kendimi eve
kapatıp,tuvalette ağlamak istedim.İşte bu yüzden yılbaşı fotoğraflarında
hep şiş yanaklıyım.
Arkadaşlar yılbaşı sabahı böyle uyandım.Biliyorum bi hataydı :/
Bu arada yıllık yazılarını yazdık.Ama şöyle bi sorun var.
Normalde ben :
Arkadaşlarımın yıllıkta anlattığına göre ben :
Bu yalanlarla nasıl yaşarım bilmiyorum.
Vee
can bonomonun imza gününe gittim.Bana "Merhaba nasılsın?"dedi bense
yaklaşık 237853 saat sonra ağzımı ayıra ayıra "Eeeyyiiiğğim" dedim.Ama
sonuç olarak can bana bi "Hi"dedi mi ,dedi.
Ama
ben tabiki pisliğin biri olduğum için rahat duramadım.Can başka
kitaplar imzalarken uzaktan ön kamerayı açtım parmağımı Can'ın burnuna
getirerek fotoğraf çektim ve o bunu gördü asgjk.Perspektifte
ustayımdır.Kitabı nasıl derseniz "Ya bu kitap şiire yeni başlayanlar
için ya uff :s " diye başlasanız da kitabın bi yerinde "yeter lan kesin
şu müzikleri,susturun çocukları Can'ı çağırın dertleşücük."diye içinize
içinize işliyor.
İşte bu da böyle kısa ve bol resimli bi yazı oldu.Çok sarılıyorum.
20 Kasım 2013 Çarşamba
BAHTSIZ BEDEVİ
Merhabalar kurt gibi aç olduğu halde evde sevmediği yemek olduğunu öğrenince "Aç değilim"diyen en değerli kankilerim,
Yazmayalı yıllar oldu ; sakallarım uzadı,beyazlıdı.Neden yazamadım,bakalım:
-Malumunuz üniversite sınavına hazırlanıyorum . Öğretmenlerim "O sürdüğün rimelleri götüne sokarım,sınav havasına gir,otur çalış"dedi.Ben de peki madem havaya gireyim dedim."Ösym götümü ye"şarkısını dinledim.Ayy o ne salak bir şarkı Allahım.Yaz tatili boyunca WoW oynamış 10 tane ergen sarhoş olmuş da yazmış gibi. Aynaya bakıyorum "banabisugetir sen bir yarış atısın bbrr, cüşş"gibi şeyler söylüyorum ama giremiyorum havaya .Ben bu seneden hazırlanıp,seneye sınava girmeye karar verdim . Ancak hazır olurum.(he baban da öyle diyodu)
-Sürekli gittiğimiz bir tiyatro var.Geçen yine gittim tuvalete girmeye.Yazı asmışlar "Prova var rahatsız etmeyin" Ben tuvalete girdim kapı kapandı Taakk! Tuvaletten çıktım kapı kapandı Taakk! İşte sanata bi darbe de böylece ben vurmuş oldum
- Beni hiç mi hiç sevmeyen bi kedim var. Gerçi kimseyi sevmiyor. Sevilmeyi sevmiyor.Hain hayvan yalanıp duruyor.Miley Cyrus hayranı mıdır nedir anlamadım
-Çok sevdiğim bir pantolonum vardı.Arabaya bindim bi soğukluk geldi."Baba ben pantolonumu yırttım"dedim. Kızım senin başına niye hep böyle şeyler geliyor git bi abdest al dedi babam da
-Şunu fark ettim ki insan üniversiteye başladıktan sonra olmasını planladığı çocukları için çalışmaya başlıyor.
-Pantolon almaya gittim .Bi de kilo almışım ki ne yapak yani şişmanız."Bunun 28i olmadı 29unu alabilir miyim ?"dedim.Kadın milleti çok acayip .Ben bunu der demez kadının biri kabinden çıktı "Ya 28 büyük geldi 27si var mı?"dedi ağzını ayıra ayıra.Zaten hava yastığı gibi olmuşum çok sinirliyim Döndüm dedim "Denediğiniz pantolon çok güzel ben de ondan almak istedim ama boyu yokmuş"
-Pantolon almaya gittim .Bi de kilo almışım ki ne yapak yani şişmanız."Bunun 28i olmadı 29unu alabilir miyim ?"dedim.Kadın milleti çok acayip .Ben bunu der demez kadının biri kabinden çıktı "Ya 28 büyük geldi 27si var mı?"dedi ağzını ayıra ayıra.Zaten hava yastığı gibi olmuşum çok sinirliyim Döndüm dedim "Denediğiniz pantolon çok güzel ben de ondan almak istedim ama boyu yokmuş"
-Yaşlanmaktan deli gibi korkan iki isim var : kanlı kontes ve banabisugetir .Geçen bi travesti bana" Yaşlandıkça güzelleşiyorsun farkında değil misin ?"dedi.Bu kararı neye bakarak aldı hiçbir fikrim yok ama haklı.İşte benim lanetim de bu.
-Kendini yakışıklı bulmayan erkekleri yakışıklı buluyorum
-DOCTOR WHO'NUN 50.YILI geliyor! 23 Kasım'da 10th doctor ve rose tyler dönüyor.Allam allam çok heyecanlı.Amma velakin John Hurt DW tarihindeki en gereksiz karakter bence.
-Yıllık çekimleri için bi kıyafet aldım.Arkadaşıma gösterdim sonra o da gitmiş benimkine çok benzeyen bi elbise almış .Arkadaşlarım arasında bu olay "Yılın skandalı" "en büyük dost kazığı" olarak anıldı.Olsun onun canı sağolsun.
-Babam iş yerine güvenlik kamerası taktırmış.Gece 1 saat boyunca beyaz bi ışık içerde dolanıyo.Babaannem de geçen yaz UFO görmüştü.Bence biz ailecek abdest almalıyız.
-Ankara resmen gri lan!
- Geçen birkaç öğrenci bilmem ne hukuku dersinden çıkmış soruları tartışıyorlar benimse kolumda coğrafya kopyası vardı.....
-Bİz her zaman kantinde dört çay,dört sakız,dört petito derdik ama Denizlili yörüğüm Elif açık liseye geçtiğinden beri bu sayı 3e düştü.Özledik reis!
-Aaa bu arada blogun ayarlarında değişiklik yaptım.
Hadi hayırlısı !
26 Eylül 2013 Perşembe
YETER Kİ TÜRK'E YASAK DE
Merhabalar depresyon hırkalarım
Blogun ayarlarını değiştirmekle uğraşıyorum şu sıralar.Blogun şu anki görünümüyle son yazım büyük ihtimal o zaman size bir anımı anlatayım .
" Yeter ki Türk'e yasak de" diye bi geyik vardır , bilirsiniz şimdi bunu kanıtlayacağım :
10.sınıftayım ,bir coğrafyacımız var gülersen seni yok yazar o derece.Okul formamızda gömlek var ve tabi ki zorunlu.Kışın kazak filan giyiyoruz ya içine bi de gömlek giymek istemiyorum.Zaten gömleğim dar olsun diye 2 beden küçük,kazağın içinde kaybolup gidiyor hayır yani ne gerek var ?! Bu beni 5 den fazla kez yok yazdı gömleğim yok diye.
Ben de gittim eski gömleklerimden birini aldım yakasını kestim.Onun dersi olunca yakayı kazaktan içeri sokuyordum.Gömlek giymişim gibi görünüyordu.Ben de artık gördü görmedi paniğini yaşamadan parmak kaldırıyor , iğrenç esprilere anırabiliyordum.Giderken de dolaba atıyordum.Ohh..kebap!
Birgün bana dedi ki öğretmenim :"Aferin bak akıllandın" Akıllandım akıllanmasına da ama istediği biçimde değil .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























